English

Müşteri Hizmetleri
0216 526 58 50

Engelli tutunma barı valizlik tesisat süzgeci çöp kovası

Valizlik engelli tutamak ledli ayna tesisat süzgeci sıvı sabunluk otel banyo

 

Blog Konuları

Otel_Tasarimi_Nasil_Olmali

Otel Tasarımı Nasıl Olmalı?
<p>Günümüzde dünyanın geleceğini tehdit eden Küresel İklim Değişikliği’nin en  önemli aktörleri yapı, turizm ve ulaşım sektörleridir. Dünya geneline  bakıldığında yapılar temiz su kaynaklarının %17’sinin, orman ürünlerinin  %25’inin ve enerji kaynaklarının %40’ının tüketiminden sorumludur. Yapılan  araştırmalar göstermiştir ki, turizm yapıları da %20 gibi bir pay ile bu  tüketime ortak olmaktadırlar.<br /> <br /> Turizm sektörünün dünyadaki SEG (Sera Gazları Emisyonu Göstergesi) ve CO2  emisyonların yaklaşık %5 ini üretmekte olduğu tahmin edilmektedir. Turizm  yatırımlarının çevreyi minimum tehdit eder düzeye gelebilmesi için CO2 ve SEG  emisyonlarını bugünkü düzeyden yaklaşık %30-40 aşağı çekmelerinin gerektiği  yapılan araştırmalarca kanıtlanmıştır.<br /> <br /> Dünya genelinde 20.yy’ın son çeyreğinden başlayarak ortaya çıkan küreselleşme  kavramının kitle turizminin yaygınlaşmasına olan büyük etkisi ve bu bağlamda  yerli ve yabancı turist sayısının hemen her geçen gün artması turizmi pek çok  ülke için yükselen bir değer haline getirmiştir. Bu bağlamda arzın artması  nedeni ile turistik tesis taleplerinde de hızla yükselen bir artış olmuştur.  Özellikle ülkemiz gibi pek çok tarihi ve doğal değeri barındıran ülkelerde,  gerek şehir ve kongre otellerinin, gerekse de tatil yöresi resort otellerin  giderek çoğaldığı görülmektedir. Artan turizm yatırımları ve mevcut turistik  tesisler bir bakıma tüm dünya genelinde fazla enerji ve su tüketiminin yapıldığı  ve kullanıcı yoğunluğu olması nedeni ile hızla eskiyen ve değişime ihtiyaç duyan  mekanlardır.<br /> <br /> Yapılan bilimsel çalışmalara göre, günümüzde turizm ile küresel ısınma arasında  doğrusal veya dolaylı ilişki bulunduğu görülmektedir. Bu ilişkiyi oluşturan  faktörler;<br /> <br /> 1. İklimsel etkiler<br /> <br /> 2. Çevresel değişime olan dolaylı etkiler<br /> <br /> 3. Ulaşımda yeni destinasyonların ortaya çıkması ve fiyatların düşmesi<br /> <br /> 4. Dolaylı toplumsal değişimler olarak sıralanabilir.<br /> <br /> Tüm bu faktörler küreselleşen dünyada turizmin SEG emisyonlarını arttırmasına ve  küresel ısınmaya olan katkısının giderek çoğalmasına sebep olmaktadırlar.<br /> <br /> Dünya genelinde turizm kaynaklı CO2 ve SEG salımına bakıldığında görülmektedir  ki, turistik tesisler %25 gibi ciddi bir yer tutmaktadırlar. Yapılan  istatistiklere göre otellerde bir misafirin gün başına harcadığı enerji 130Mj ve  gün başına salınan CO2 emisyonu ise 20,6 kg’dır. Bu diğer tip turistik tesisler  ile de kıyaslandığı ve ortalama alındığı zaman gün başına 98Mj ve 15.6kg olarak  hesaplanmaktadır. Bu da göstermektedir ki tüm turistik tesis tipleri arasında  oteller ciddi anlamda yüksek enerji tüketen yapılar olarak göze çarpmaktadır. Bu  nedenle de turizm endüstrisinde yeni bir sayfa açmanın zamanı gelmiştir. Son  yıllarda bu değişinim bir uzantısı olan ve “Sürdürülebilir Turistik Tesis”,  “Yeşil Otel” gibi kavramlar otaya çıkmış ve tüm dünyada araştırmalara konu  olmuştur. Günümüzde ise tüm turistik tesislerin ve yapım faaliyetlerinin sadece  çevresel etkilerini azaltmak için değil, aynı zamanda yaşam performanslarını da  artırmak için hızlı adımlar atılması artık kaçınılmazdır.<br /> <br /> “Sürdürülebilir Otel” veya başka bir deyişle yeşil otel kavramı daha az enerji  ve su tüketen, CO2 emisyonları azaltılmış, küresel iklim değişikliğine pozitif  etki sağlayan, çevre dostu yerel ve geri dönüştürülebilir malzemeler ile inşa  edilmiş ve yatırımcısının sosyal ve çevresel sorumluluğunu belgeleyen bir kavram  olarak ortaya çıkmaktadır.<br /> <br /> Giderek yaygınlaşmaya başlayan “Sürdürülebilir Otel” kavramı, butik otellerden  dünya çapında tanınmış otel zincirlerine kadar pek çok klasmanda otel tasarımı  ve işletmesinde değişiklik yapılmasına sebep olmuştur. Sayıları giderek artan  yeşil otellerin bazısı, bünyesinde hiçbir şekilde elektronik alet  barındırmazken, bazısı sadece müşteriler istediği zaman havlu ve çarşafları  değiştirerek tasarruf sağlamaya çalışmakta. Ancak globalleşen dünyada turistik  tesisler için en doğru çözüm tüm yeni teknolojileri kullanarak toplam karbon  ayaizini ve su tüketimini azaltabilmek olmalıdır.<br /> <br /> Aslında turistik otellerin bir nevi kabuk değiştirmesi otel müşteri profilinin  değişmesine ve “Eco-Friendly Traveller / Çevre Dostu Gezgin” gibi bir kavramın  çıkması ile beraber başlamıştır denilebilir. Artık müşteriler de kaldıkları tüm  otellerde otelin sürdürülebilir ve çevre dostu özelliklerine dikkat  etmektedirler. Özellikle globalleşen dünyada uluslararası şirketlerin  sürdürülebilir iş politikaları ve CO2 azaltım söylemleri gereği, iş gezilerinde  kullandıkları otellerin de bu söyleme uygun oteller olması dikkat edilen bir  nokta olmaya başlamıştır. Bu nedenle de otellerin çevre dostu olduğunu bir  anlamda belgeleyen ve kanıtlayan sertifikalar da oteller tarafından alınmaya  başlamıştır. Çünkü otel operatörleri ve işletmecileri artık bilmektedirler ki,  çevreye olan etkilerin minimuma indirilmiş bir otel, standart bir otele göre  daha fazla talep alacaktır.<br /> <br /> Bir otelin sürdürülebilirliği nasıl belgelendirilebilir?<br /> <br /> Sürdürülebilir bir otel tüm binaların çevresel performanslarını değerlendiren  LEED, BREEAM, DGNB gibi sertifika programları ile değerlendirilebildiği gibi,  Green Globe, Green Key, Eu Eco Label gibi sürdürülebilir otellere özel  geliştirilmiş değerlendirme programları ile de değerlendirilebilir. Türkiye’de  ise Turizm Bakanlığı tarafından geliştirilen “Yeşil Yıldız” ve TÜROFED  tarafından geliştirilen “Beyaz Yıldız” sertifikaları çok kapsamlı çalışmalar  olmamakla birlikte, yine de bir otel yapısının sürdürülebilirliğini  değerlendirmek için yapılmış çalışmalardır.<br /> <br /> Otellerin performanslarını değerlendirmede en yaygın kullanılan sertifikalardan  biri de LEED’dir. Amerika Yeşil Binalar Konseyi tarafından geliştirilmiş olan  LEED bugün pek çok yapı tipini sertifikalandırmaktadır. Eğer yeni inşa edilen  bir yapı ise, LEED’in Yeni Binalar (New Construction) versiyonu sürdürülebilir  bir otel binasının sertifikalandırılmasında kullanılabilir. Bunun haricinde  herhangi bir otel işletmecisi bir binayı kiralayarak iç dekorasyonunu yapıyor  ise, bu işletmeci de LEED’in Ticari iç Mekanlar (Commercial Interiors) için özel  geliştirilen versiyonunu kullanabilir.<br /> <br /> Çevre dostu otel zincirleri<br /> <br /> Yapılan araştırmalara göre dünya çapında sürdürülebilirlik, az enerji ve su  tüketimi, CO2 emisyonlarının azaltılması gibi konulara en çok dikkat eden otel  zincirleri Hilton Worldwide, Mariott, Hyatt, Accor ve Starwood’dur.<br /> <br /> Örneğin Hilton Grubu, 2009-2014 arasında dünya çapında otellerinde kullandığı  enerjiyi %5, atık oluşumunu %20 ve su tüketimini de %10 oranında azaltmayı  hedeflemiştir. Hilton zinciri geliştirdiği Light Stay adlı sürdürülebilirlik  ölçüm sistemi ile tüm otellerini denetlemekte ve tarafsız bir değerlendirme  kuruluşuna raporlatmaktadır.<br /> <br /> Sürdürülebilir otel tasarımı ve işletmesi konusunda ciddi çalışmaları ve  şartnameleri bulunan diğer bir grup da Mariott International’dır. Gerek Mariott  otellerinde, gerekse alt markaları olan Renaissance, Courtyard, Residence Inn  vb. markalar da 2017’ye kadar enerji tüketimini odabaşına %25 azaltmayı  hedeflemektedir. Mariott otel zinciri aynı zamanda LEED’in büyük destekçisi  olup, dünya çapındaki 30 oteline LEED Sertifikası almak için çalışmaktadır.  Mariott Tasarım Standardları ve Inşaat Standartları yeşil tasarım ve inşaat  pratikleri doğrultusunda otel geliştirmeyi ilke edinmişlerdir ve her yıl bu  doğrultuda yenilenmektedirler. Bu standartlar gereği elektromekanik sistemlerin  tasarımında son teknolojiler kullanılmakta, yüksek verimli ekipman kullanımı  teşvik edilmekte, ayrıca su tüketiminde de uluslararası standartlardan daha  düşük su tüketimi olan ekipman ve teknolojilerin seçilmesi hedeflenmektedir.  Çevre dostu malzeme kullanım da teşvik edilen unsurlar arasındadır. Ayrıca  personelin ve müşterinin çevresel sorumluluk konusunda eğitilmesi, atıkların  maksimum oranda geri dönüştürülmesi için işletme stratejileri geliştirilmesi,  tedarik zincirinde çevre dostu yaklaşımların teşviki gibi konular da Mariott  otel zincirinin dikkat ettiği konular arasındadır.<br /> <br /> Aynı şekilde Hyatt grubu da bu konulara oldukça önem veren bir grup olarak  karşımıza çıkmaktadır. Hyatt grubunun geliştirdiği, Hyatt Earth Programı ile  dünyadaki her bir Hyatt Oteli’nin çevresel ayak izi izlenmekte ve  raporlanmaktadır. Tüketimin, atık üretiminin minimize edilmesine ve emisyonların  azaltılmasına yönelik bu program sayesinde, Hyatt grubu da çevreci misyonunu ön  plana çıkarmaktadır. Keza Hyatt Tasarım ve “İnşaat Standartları”nda da  sürdürülebilirlik konuları ile ilgili çalışmalar mevcuttur.<br /> <br /> Keza Starwood ve Accor grupları da otellerinde enerji ve su tüketimini azaltmak  yönünde çeşitli çalışmalar yapmaktadır. Starwood otelleri tüm yeni inşa edeceği  Element otellerinde LEED Sertifikası alma yönünde taahhütte bulunmuştur.<br /> <br /> Sürdürülebilir otel olmak için<br /> <br /> Sürdürülebilir otel olmanın 3 farklı aşaması olduğu söylenebilir.<br /> <br /> 1. Tasarım aşaması<br /> <br /> 2. İnşaat aşaması<br /> <br /> 3. İşletme aşaması<br /> <br /> Bu üç aşamada da sürdürülebilirlik kriterlerini yerine getirebilen herhangi bir  otelin yeşil otel olacağını söylemek mümkün. Sürdürülebilirlik kriterleri şehir  içi otelleri ile resort otellerde farklılık göstermekle birlikte, genel olarak  aşağıdaki gibi özetlenebilir.<br /> <br /> 1. Merkezi bir yerde konumlanmış olması<br /> <br /> 2. Toplu taşımaya, sosyal olanaklara vb yakın olması<br /> <br /> 3. Arazi yönlendirmesinin doğru yapılarak günışığı ve iklimlendirmeye katkı  sağlanması<br /> <br /> 4. Binanın tüm sistemlerinin CO2 emisyonlarını azaltmaya odaklanması<br /> <br /> 5. Uluslararası standartlar ile karşılaştırıldığında daha az enerji ve su  tüketimi<br /> <br /> 6. İç mekanda az ve yalın malzeme kullanımı<br /> <br /> 7. Katlar arası sirkülasyonu ve asansör kullanımını minimize etmek için yaygın  otel tasarımı<br /> <br /> 8. Çevre dostu, zehirli kimyasallar içermeyen ve çevre etiketleri olan malzeme  kullanımı<br /> <br /> 9. Çevre dostu yün veya Green Label gibi etiketi olan malzeme kullanımı<br /> <br /> 10. Yerel malzeme kullanımı<br /> <br /> 11. Geri dönüştürülebilir malzeme kullanımı<br /> <br /> 12. Yenilenebilir malzeme kullanımı<br /> <br /> 13. Otel genelinde servis alanları ve genel alanlarda elektrik ve enerji tüketen  sistemleri ayrı ayrı sayaçlandırılarak ölçülmesi<br /> <br /> 14. Bina genelinde ve özellikle odalarda gelişmiş otomasyon sistemi,<br /> <br /> 15. Dim edilebilir armatürler, varlık ve hareket sensörleri kullanımı ile  aydınlatma kontrolünün sağlanması<br /> <br /> 16. LED ve yüksek verimli armatürler kullanımı ile m2 başına düşen aydınlatma  enerjisinin azaltılması<br /> <br /> 17. Gün ışığının maksimum seviyede içeri alınması ve böylece aydınlatmaya olan  ihtiyacın azaltılması<br /> <br /> 18. Stor, jaluzi veya güneş kırıcılar gibi önlemler ile kamaşma ve gürültü  kontrolünün yapılması<br /> <br /> 19. Maksimum verimli ısı geçirgenliği düşük, ışık geçirgenliği yüksek cam  kullanımı<br /> <br /> 20. İyi yalıtılmış cephe oluşturulması<br /> <br /> 21. Çatıda açık renk malzemelerin kullanımı ile ısı adası etkisinin azaltılması<br /> <br /> 22. Elektromekanik sistemlerde yüksek verimli ekipman kullanımı<br /> <br /> 23. Kojenerasyon, trijenerasyon, fotovoltaik panel gibi yeni teknolojilerin  kullanımı<br /> <br /> 24. Düşük su tüketimi olan armatürler, susuz pisuar gibi teknolojilerin  kullanımı<br /> <br /> 25. Gri su ,yağmur suyu ve kondens suyunun toplanarak kullanılması<br /> <br /> 26. Güneşlenme günlerinin elverdiği yerlerde solar su ısıtma sisteminin tesisi<br /> <br /> 27. Doğal havalandırmanın otelde daha fazla kullanılması<br /> <br /> 28. Arttırılmış iç mekan hava kalitesine sahip otel alanlarının olması<br /> <br /> 29. Mümkün olduğunca A enerji sınıfı veya Energy Star etiketli otel ekipmanı  kullanılması<br /> <br /> 30. Ozon teknolojisi ile yıkama yapılması<br /> <br /> 31. Atık yönetimi politikası geliştirilerek atıkların geri dönüşümünün ve  zararlı atıkların insan sağlığını tehdit etmeyecek şekilde bertaraf edilmesi<br /> <br /> 32. Odalarda atık ayrıştırması için farklı çöp kutuları koyulması<br /> <br /> 33. Sürdürülebilir personel taşıma planı ile araç kullanımından doğan alimlerin  minimize edilmesi,<br /> <br /> 34. Müşteri ve otel çalışanları için çevresel farkındalık yaratmak için  eğitimler verilmesi<br /> <br /> 35. Yeşil bina kullanıcı el kitabı oluşturularak otel müşterilerinin binayı daha  iyi tanımaları ve çevreye katkılarının sağlanması<br /> <br /> 36. Otel havlu ve çarşaflarının her gün değil belirli aralıklarla değiştirilmesi<br /> <br /> 37. Doldurulabilir şampuan ve sabunlukların kullanımı ile ambalaj ve kutu  kullanımının azaltılması<br /> <br /> 38. Sarf malzemelerinin mümkün olduğunca geri dönüştürülmüş malzemeden  yapılanlarının tercih edilmesi<br /> <br /> 39. FSC etiketli veya geri dönüştürülmüş kağıt kullanımı<br /> <br /> 40. Organik ve yerli ürün ve yiyeceklerin tercih edilmesi<br /> <br /> 41. Artan yemek ve yiyeceklerin hayır kurumlarına bağışlanması veya ihtiyacı  olan kişilere dağıtılması<br /> <br /> 42. Plastik veya kağıt bardak yerine cam veya seramik bardak kullanımı<br /> <br /> 43. Tüm kimyasalların iyi havalandırılan ayrı bir mekanda depolanması, fotokopi  makinalarının kapalı bir mekana alınarak ayrı havalandırılması<br /> <br /> 44. Peyzajda yerel veya adapte olmuş bitkiler ile su tüketimini azaltılması<br /> <br /> 45. Damla sulama sistemi tesisi<br /> <br /> 46. Otel girişinde toplu taşıma için müşterilere gereken bilginin verilmesi,  bisiklet kullanımının ve yürüyerek ulaşımın teşvik edilmesi<br /> <br /> 47. Bina işletmeye alınırken uluslararası standartlar dahilinde test ve devreye  alma faaliyetleri yürütülmesi<br /> <br /> 48. Tüm sistemler bazında periyodik bakım yapılması<br /> <br /> 49. Çevre dostu temizlik malzemeleri ve kimyasallar ile temizlik yapılması.<br /> <br /> Sonuç<br /> <br /> Günümüzde ve gelecekte çevresel duyarlılığa sahip yeşil oteller gerek tercih  edilme gerekse yatırımcısının çevresel sosyal sorumluluğunu canlı birer kanıtı  olmaları nedeni ile çok revaçta olacaktır. Otel yatırımcılarının ve  operatörlerinin giderek enerji maliyetlerini ve su tüketimlerini düşürme  hedefleri de yeşil otellerin yaygınlaşmasına önayak olacaktır.<br /> <br /> Türkiye Kyoto protokolüne taraf olan bir ülke olarak gelecek perspektifte ulusal  CO2 ve SEG emisyonlarını azaltmak zorundadır. Turizm endüstrisinin de bu hedefe  gereken katkıyı sağlayabilmesi ancak yeşil otel tasarımı ile mümkündür. Bu  konuda devletin, Turizm Bakanlığı’nın daha etkin bir çalışma yürüterek  yatırımcıları bilinçlendirmesi, ülkemizin turizm açısından daha hızlı  gelişmesini ve çevremizin minimum zarar görmesini sağlayacaktır.</p>

Günümüzde dünyanın geleceğini tehdit eden Küresel İklim Değişikliği’nin en önemli aktörleri yapı, turizm ve ulaşım sektörleridir. Dünya geneline bakıldığında yapılar temiz su kaynaklarının %17’sinin, orman ürünlerinin %25’inin ve enerji kaynaklarının %40’ının tüketiminden sorumludur. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, turizm yapıları da %20 gibi bir pay ile bu tüketime ortak olmaktadırlar.

Turizm sektörünün dünyadaki SEG (Sera Gazları Emisyonu Göstergesi) ve CO2 emisyonların yaklaşık %5 ini üretmekte olduğu tahmin edilmektedir. Turizm yatırımlarının çevreyi minimum tehdit eder düzeye gelebilmesi için CO2 ve SEG emisyonlarını bugünkü düzeyden yaklaşık %30-40 aşağı çekmelerinin gerektiği yapılan araştırmalarca kanıtlanmıştır.

Dünya genelinde 20.yy’ın son çeyreğinden başlayarak ortaya çıkan küreselleşme kavramının kitle turizminin yaygınlaşmasına olan büyük etkisi ve bu bağlamda yerli ve yabancı turist sayısının hemen her geçen gün artması turizmi pek çok ülke için yükselen bir değer haline getirmiştir. Bu bağlamda arzın artması nedeni ile turistik tesis taleplerinde de hızla yükselen bir artış olmuştur. Özellikle ülkemiz gibi pek çok tarihi ve doğal değeri barındıran ülkelerde, gerek şehir ve kongre otellerinin, gerekse de tatil yöresi resort otellerin giderek çoğaldığı görülmektedir. Artan turizm yatırımları ve mevcut turistik tesisler bir bakıma tüm dünya genelinde fazla enerji ve su tüketiminin yapıldığı ve kullanıcı yoğunluğu olması nedeni ile hızla eskiyen ve değişime ihtiyaç duyan mekanlardır.

Yapılan bilimsel çalışmalara göre, günümüzde turizm ile küresel ısınma arasında doğrusal veya dolaylı ilişki bulunduğu görülmektedir. Bu ilişkiyi oluşturan faktörler;

1. İklimsel etkiler

2. Çevresel değişime olan dolaylı etkiler

3. Ulaşımda yeni destinasyonların ortaya çıkması ve fiyatların düşmesi

4. Dolaylı toplumsal değişimler olarak sıralanabilir.

Tüm bu faktörler küreselleşen dünyada turizmin SEG emisyonlarını arttırmasına ve küresel ısınmaya olan katkısının giderek çoğalmasına sebep olmaktadırlar.

Dünya genelinde turizm kaynaklı CO2 ve SEG salımına bakıldığında görülmektedir ki, turistik tesisler %25 gibi ciddi bir yer tutmaktadırlar. Yapılan istatistiklere göre otellerde bir misafirin gün başına harcadığı enerji 130Mj ve gün başına salınan CO2 emisyonu ise 20,6 kg’dır. Bu diğer tip turistik tesisler ile de kıyaslandığı ve ortalama alındığı zaman gün başına 98Mj ve 15.6kg olarak hesaplanmaktadır. Bu da göstermektedir ki tüm turistik tesis tipleri arasında oteller ciddi anlamda yüksek enerji tüketen yapılar olarak göze çarpmaktadır. Bu nedenle de turizm endüstrisinde yeni bir sayfa açmanın zamanı gelmiştir. Son yıllarda bu değişinim bir uzantısı olan ve “Sürdürülebilir Turistik Tesis”, “Yeşil Otel” gibi kavramlar otaya çıkmış ve tüm dünyada araştırmalara konu olmuştur. Günümüzde ise tüm turistik tesislerin ve yapım faaliyetlerinin sadece çevresel etkilerini azaltmak için değil, aynı zamanda yaşam performanslarını da artırmak için hızlı adımlar atılması artık kaçınılmazdır.

“Sürdürülebilir Otel” veya başka bir deyişle yeşil otel kavramı daha az enerji ve su tüketen, CO2 emisyonları azaltılmış, küresel iklim değişikliğine pozitif etki sağlayan, çevre dostu yerel ve geri dönüştürülebilir malzemeler ile inşa edilmiş ve yatırımcısının sosyal ve çevresel sorumluluğunu belgeleyen bir kavram olarak ortaya çıkmaktadır.

Giderek yaygınlaşmaya başlayan “Sürdürülebilir Otel” kavramı, butik otellerden dünya çapında tanınmış otel zincirlerine kadar pek çok klasmanda otel tasarımı ve işletmesinde değişiklik yapılmasına sebep olmuştur. Sayıları giderek artan yeşil otellerin bazısı, bünyesinde hiçbir şekilde elektronik alet barındırmazken, bazısı sadece müşteriler istediği zaman havlu ve çarşafları değiştirerek tasarruf sağlamaya çalışmakta. Ancak globalleşen dünyada turistik tesisler için en doğru çözüm tüm yeni teknolojileri kullanarak toplam karbon ayaizini ve su tüketimini azaltabilmek olmalıdır.

Aslında turistik otellerin bir nevi kabuk değiştirmesi otel müşteri profilinin değişmesine ve “Eco-Friendly Traveller / Çevre Dostu Gezgin” gibi bir kavramın çıkması ile beraber başlamıştır denilebilir. Artık müşteriler de kaldıkları tüm otellerde otelin sürdürülebilir ve çevre dostu özelliklerine dikkat etmektedirler. Özellikle globalleşen dünyada uluslararası şirketlerin sürdürülebilir iş politikaları ve CO2 azaltım söylemleri gereği, iş gezilerinde kullandıkları otellerin de bu söyleme uygun oteller olması dikkat edilen bir nokta olmaya başlamıştır. Bu nedenle de otellerin çevre dostu olduğunu bir anlamda belgeleyen ve kanıtlayan sertifikalar da oteller tarafından alınmaya başlamıştır. Çünkü otel operatörleri ve işletmecileri artık bilmektedirler ki, çevreye olan etkilerin minimuma indirilmiş bir otel, standart bir otele göre daha fazla talep alacaktır.

Bir otelin sürdürülebilirliği nasıl belgelendirilebilir?

Sürdürülebilir bir otel tüm binaların çevresel performanslarını değerlendiren LEED, BREEAM, DGNB gibi sertifika programları ile değerlendirilebildiği gibi, Green Globe, Green Key, Eu Eco Label gibi sürdürülebilir otellere özel geliştirilmiş değerlendirme programları ile de değerlendirilebilir. Türkiye’de ise Turizm Bakanlığı tarafından geliştirilen “Yeşil Yıldız” ve TÜROFED tarafından geliştirilen “Beyaz Yıldız” sertifikaları çok kapsamlı çalışmalar olmamakla birlikte, yine de bir otel yapısının sürdürülebilirliğini değerlendirmek için yapılmış çalışmalardır.

Otellerin performanslarını değerlendirmede en yaygın kullanılan sertifikalardan biri de LEED’dir. Amerika Yeşil Binalar Konseyi tarafından geliştirilmiş olan LEED bugün pek çok yapı tipini sertifikalandırmaktadır. Eğer yeni inşa edilen bir yapı ise, LEED’in Yeni Binalar (New Construction) versiyonu sürdürülebilir bir otel binasının sertifikalandırılmasında kullanılabilir. Bunun haricinde herhangi bir otel işletmecisi bir binayı kiralayarak iç dekorasyonunu yapıyor ise, bu işletmeci de LEED’in Ticari iç Mekanlar (Commercial Interiors) için özel geliştirilen versiyonunu kullanabilir.

Çevre dostu otel zincirleri

Yapılan araştırmalara göre dünya çapında sürdürülebilirlik, az enerji ve su tüketimi, CO2 emisyonlarının azaltılması gibi konulara en çok dikkat eden otel zincirleri Hilton Worldwide, Mariott, Hyatt, Accor ve Starwood’dur.

Örneğin Hilton Grubu, 2009-2014 arasında dünya çapında otellerinde kullandığı enerjiyi %5, atık oluşumunu %20 ve su tüketimini de %10 oranında azaltmayı hedeflemiştir. Hilton zinciri geliştirdiği Light Stay adlı sürdürülebilirlik ölçüm sistemi ile tüm otellerini denetlemekte ve tarafsız bir değerlendirme kuruluşuna raporlatmaktadır.

Sürdürülebilir otel tasarımı ve işletmesi konusunda ciddi çalışmaları ve şartnameleri bulunan diğer bir grup da Mariott International’dır. Gerek Mariott otellerinde, gerekse alt markaları olan Renaissance, Courtyard, Residence Inn vb. markalar da 2017’ye kadar enerji tüketimini odabaşına %25 azaltmayı hedeflemektedir. Mariott otel zinciri aynı zamanda LEED’in büyük destekçisi olup, dünya çapındaki 30 oteline LEED Sertifikası almak için çalışmaktadır. Mariott Tasarım Standardları ve Inşaat Standartları yeşil tasarım ve inşaat pratikleri doğrultusunda otel geliştirmeyi ilke edinmişlerdir ve her yıl bu doğrultuda yenilenmektedirler. Bu standartlar gereği elektromekanik sistemlerin tasarımında son teknolojiler kullanılmakta, yüksek verimli ekipman kullanımı teşvik edilmekte, ayrıca su tüketiminde de uluslararası standartlardan daha düşük su tüketimi olan ekipman ve teknolojilerin seçilmesi hedeflenmektedir. Çevre dostu malzeme kullanım da teşvik edilen unsurlar arasındadır. Ayrıca personelin ve müşterinin çevresel sorumluluk konusunda eğitilmesi, atıkların maksimum oranda geri dönüştürülmesi için işletme stratejileri geliştirilmesi, tedarik zincirinde çevre dostu yaklaşımların teşviki gibi konular da Mariott otel zincirinin dikkat ettiği konular arasındadır.

Aynı şekilde Hyatt grubu da bu konulara oldukça önem veren bir grup olarak karşımıza çıkmaktadır. Hyatt grubunun geliştirdiği, Hyatt Earth Programı ile dünyadaki her bir Hyatt Oteli’nin çevresel ayak izi izlenmekte ve raporlanmaktadır. Tüketimin, atık üretiminin minimize edilmesine ve emisyonların azaltılmasına yönelik bu program sayesinde, Hyatt grubu da çevreci misyonunu ön plana çıkarmaktadır. Keza Hyatt Tasarım ve “İnşaat Standartları”nda da sürdürülebilirlik konuları ile ilgili çalışmalar mevcuttur.

Keza Starwood ve Accor grupları da otellerinde enerji ve su tüketimini azaltmak yönünde çeşitli çalışmalar yapmaktadır. Starwood otelleri tüm yeni inşa edeceği Element otellerinde LEED Sertifikası alma yönünde taahhütte bulunmuştur.

Sürdürülebilir otel olmak için

Sürdürülebilir otel olmanın 3 farklı aşaması olduğu söylenebilir.

1. Tasarım aşaması

2. İnşaat aşaması

3. İşletme aşaması

Bu üç aşamada da sürdürülebilirlik kriterlerini yerine getirebilen herhangi bir otelin yeşil otel olacağını söylemek mümkün. Sürdürülebilirlik kriterleri şehir içi otelleri ile resort otellerde farklılık göstermekle birlikte, genel olarak aşağıdaki gibi özetlenebilir.

1. Merkezi bir yerde konumlanmış olması

2. Toplu taşımaya, sosyal olanaklara vb yakın olması

3. Arazi yönlendirmesinin doğru yapılarak günışığı ve iklimlendirmeye katkı sağlanması

4. Binanın tüm sistemlerinin CO2 emisyonlarını azaltmaya odaklanması

5. Uluslararası standartlar ile karşılaştırıldığında daha az enerji ve su tüketimi

6. İç mekanda az ve yalın malzeme kullanımı

7. Katlar arası sirkülasyonu ve asansör kullanımını minimize etmek için yaygın otel tasarımı

8. Çevre dostu, zehirli kimyasallar içermeyen ve çevre etiketleri olan malzeme kullanımı

9. Çevre dostu yün veya Green Label gibi etiketi olan malzeme kullanımı

10. Yerel malzeme kullanımı

11. Geri dönüştürülebilir malzeme kullanımı

12. Yenilenebilir malzeme kullanımı

13. Otel genelinde servis alanları ve genel alanlarda elektrik ve enerji tüketen sistemleri ayrı ayrı sayaçlandırılarak ölçülmesi

14. Bina genelinde ve özellikle odalarda gelişmiş otomasyon sistemi,

15. Dim edilebilir armatürler, varlık ve hareket sensörleri kullanımı ile aydınlatma kontrolünün sağlanması

16. LED ve yüksek verimli armatürler kullanımı ile m2 başına düşen aydınlatma enerjisinin azaltılması

17. Gün ışığının maksimum seviyede içeri alınması ve böylece aydınlatmaya olan ihtiyacın azaltılması

18. Stor, jaluzi veya güneş kırıcılar gibi önlemler ile kamaşma ve gürültü kontrolünün yapılması

19. Maksimum verimli ısı geçirgenliği düşük, ışık geçirgenliği yüksek cam kullanımı

20. İyi yalıtılmış cephe oluşturulması

21. Çatıda açık renk malzemelerin kullanımı ile ısı adası etkisinin azaltılması

22. Elektromekanik sistemlerde yüksek verimli ekipman kullanımı

23. Kojenerasyon, trijenerasyon, fotovoltaik panel gibi yeni teknolojilerin kullanımı

24. Düşük su tüketimi olan armatürler, susuz pisuar gibi teknolojilerin kullanımı

25. Gri su ,yağmur suyu ve kondens suyunun toplanarak kullanılması

26. Güneşlenme günlerinin elverdiği yerlerde solar su ısıtma sisteminin tesisi

27. Doğal havalandırmanın otelde daha fazla kullanılması

28. Arttırılmış iç mekan hava kalitesine sahip otel alanlarının olması

29. Mümkün olduğunca A enerji sınıfı veya Energy Star etiketli otel ekipmanı kullanılması

30. Ozon teknolojisi ile yıkama yapılması

31. Atık yönetimi politikası geliştirilerek atıkların geri dönüşümünün ve zararlı atıkların insan sağlığını tehdit etmeyecek şekilde bertaraf edilmesi

32. Odalarda atık ayrıştırması için farklı çöp kutuları koyulması

33. Sürdürülebilir personel taşıma planı ile araç kullanımından doğan alimlerin minimize edilmesi,

34. Müşteri ve otel çalışanları için çevresel farkındalık yaratmak için eğitimler verilmesi

35. Yeşil bina kullanıcı el kitabı oluşturularak otel müşterilerinin binayı daha iyi tanımaları ve çevreye katkılarının sağlanması

36. Otel havlu ve çarşaflarının her gün değil belirli aralıklarla değiştirilmesi

37. Doldurulabilir şampuan ve sabunlukların kullanımı ile ambalaj ve kutu kullanımının azaltılması

38. Sarf malzemelerinin mümkün olduğunca geri dönüştürülmüş malzemeden yapılanlarının tercih edilmesi

39. FSC etiketli veya geri dönüştürülmüş kağıt kullanımı

40. Organik ve yerli ürün ve yiyeceklerin tercih edilmesi

41. Artan yemek ve yiyeceklerin hayır kurumlarına bağışlanması veya ihtiyacı olan kişilere dağıtılması

42. Plastik veya kağıt bardak yerine cam veya seramik bardak kullanımı

43. Tüm kimyasalların iyi havalandırılan ayrı bir mekanda depolanması, fotokopi makinalarının kapalı bir mekana alınarak ayrı havalandırılması

44. Peyzajda yerel veya adapte olmuş bitkiler ile su tüketimini azaltılması

45. Damla sulama sistemi tesisi

46. Otel girişinde toplu taşıma için müşterilere gereken bilginin verilmesi, bisiklet kullanımının ve yürüyerek ulaşımın teşvik edilmesi

47. Bina işletmeye alınırken uluslararası standartlar dahilinde test ve devreye alma faaliyetleri yürütülmesi

48. Tüm sistemler bazında periyodik bakım yapılması

49. Çevre dostu temizlik malzemeleri ve kimyasallar ile temizlik yapılması.

Sonuç

Günümüzde ve gelecekte çevresel duyarlılığa sahip yeşil oteller gerek tercih edilme gerekse yatırımcısının çevresel sosyal sorumluluğunu canlı birer kanıtı olmaları nedeni ile çok revaçta olacaktır. Otel yatırımcılarının ve operatörlerinin giderek enerji maliyetlerini ve su tüketimlerini düşürme hedefleri de yeşil otellerin yaygınlaşmasına önayak olacaktır.

Türkiye Kyoto protokolüne taraf olan bir ülke olarak gelecek perspektifte ulusal CO2 ve SEG emisyonlarını azaltmak zorundadır. Turizm endüstrisinin de bu hedefe gereken katkıyı sağlayabilmesi ancak yeşil otel tasarımı ile mümkündür. Bu konuda devletin, Turizm Bakanlığı’nın daha etkin bir çalışma yürüterek yatırımcıları bilinçlendirmesi, ülkemizin turizm açısından daha hızlı gelişmesini ve çevremizin minimum zarar görmesini sağlayacaktır.


Okunma : 2992 

Eklenme : 04.02.2017 23:02:45

 

Banyo Aksesuar Ürünleri

Çöp Kovaları (89)
Klozet Fırçaları (21)
Sıvı Sabunluklar (23)
Otel Ekipmanları (31)
Bedensel Engelli Tutamak (15)
Şampuanlık (12)
Please Serisi (8)
Mini Plus Serisi (8)
Set Üstü Ürünler (4)
Makyaj Aynaları (3)
Islak Hacim Ekipmanları (19)
El - Saç Kurutma Mak (18)
Kombi sistemler (10)
Su Isıtıcı Hoşgeldin Ünitesi (8)
Tesisat Süzgeçleri (202)

Çatalmeşe Mah. Saray Cd. No:295 Çekmeköy İstanbul / Türkiye



Anasayfa  |   Hakkımızda  |   Ürünler  |  Satış  |  İmalat  |  Blog  |  Katalog  |  İletişim  |  Kalite Politikamız